Bendir

bendir.png

Mazhar (Bendir): Tahta kasnağa deri gerilerek yapılır. Elle vurularak çalınır.

ayirac

Halile (Zil)

halile.png
HALİLE: İki büyük zilden yapılır. Ritim için kullanılır.

ayirac


Kudüm

   Klâsik musikimizin ana ritm unsuru olan Kudüm, vurmalı sazlarımızın en önemlilerindendir. Tarihte Dinî ve lâ dînî musikîmizin icrasında yardımcı vurmalı sazlarla birlikte bilhassa KUDÜM kullanıla gelmiştir. Kös'ün küçüğü ve nakkarenin de biraz büyüğü olan Kudüm, 4 parçadan meydana gelmiştir;

kudum.jpg1-) Bakır gövde

2-) Deve derisi

3-) Simitler

4-) Zahme

1-) BAKIR GÖVDE: Tas şeklinde olup biri büyük diğeri küçük iki parçadır. Bakırın içine bir miktar altın karışmış olanı makbul ve matluptur. Dövülerek arzu edilen şekil verilir.

Büyüğünün çapı 30cm

Küçüğünün çapı 28 cm

ikisinin de yükseklikleri 16 cm. olan Prototip Kesinlik kazanmıştır.

2-) DEVE DERİSİ: Kudümde arzu edilen tonalite'nin meydana gelmesi için muhakkak deve derisi kullanmak lâzımdır. Kalınlığı 5 mm. olan deve derisi özel bıçaklarla traşlanarak 2 mm. ye indirilir. "DÜM" sesi verecek olan büyük çaplı bakır gövdeye gerilecek olan deri kalınlığı 2 mm,. "TEK" sesi verecek olan küçük çaplı bakır gövdeye gerilecek olan deri kalınlığı ise 1 mm. olmalıdır. Her iki çaptaki bakır, deriler üzerine yatırılarak, kendi çaplarından 2 cm. fazlası kalemle işaretlenerek kesilir. Her iki deri 19 eşit parçaya bölünerek zımba ile delirtir, özel bir atkı sistemi ile deriler bakır üstüne gerilir. Deri germe işlemi için naylon karışımı ipler kullanılabilir.

3-) SİMİTLER: Viştal veya kıtık dediğimiz dolgu maddeleri ile doldurularak yapılan simitlerin orta boşluklarına kudümler oturtulur, öne doğru istenilen eğim sağlanır. Simitlerin en önemli ödevleri Kudüm'ün yerle bağlantısını kesmek ve ona elastikiyet sağlamaktır. Bu da Tonalite için çok gereklidir.

4-) ZAHMELER: Kudümü çalmak için kullanılan uçları yuvarlak ağaç çubuklardır. Yumuşak ve orta yumuşaklıktaki ağaçlardan yapılırlar.

Ana gövdenin etrafı 4 parça sahtiyan deriden bir kılıf ile kaplanır.

Bu şekilde yapılan bir kudümün akordunu uzun yıllar muhafaza ettiği tecrübeyle sabittir.

Buraya kadar yapım özelliklerini anlatmaya çalıştığımız KUDÜM Mevlevilerce kutsal sayılmış ve "KUDÜM-Ü ŞERiF" diye anılmıştır.

Hz. MEVLÂNÂ'nın KUDÜM hakkındaki bir sözü şöyledir:

Ney kuru, değnekler kuru

Kudüm üstüne gerilmiş deri kuru

O halde bu ALLAH sedası nerden geliyor

ayirac



Rebab

Rebabın Tarihi

rebab.jpgRebap Türkiye, İran, Arabistan, Kuzey Afrika, Afganistan, Pakistan, Hindistan ve Cava gibi ülkelerde çeşitli benzer biçimleri olan mızraplı ya da yaylı çalgıların ortak adıdır. Bunların bazıları hem yayla hem de mızrapla çalınabilme özelliğine sahiptir. Tam olarak ortaya çıkış tarihi bilinmemekle beraber Evliya çelebi ünlü seyahatnamesinde rebabın Süleyman Peygamber huzurunda çalındığını yazmıştır. Bu inanç; rebabın eskiliğini İ.Ö 3800 lerin Sümer topluluğuna kadar götürür. Yine Evliya Çelebi Hz.Muhammed’in ilk eşi Hz.Hatice ile evlenmesinden bahsederken düğününde çalınan çalgılar arasında rebabı da anıyor.


Eski bir Hint efsanesi olan Ravanastron efsanesi de; yaylı çalgının icadını İsa dan öncelere dayandırır. İlk yaylı çalgıyı Seylan kralının icad ettiğine dair bir inanışı öne süren bu efsaneye rağmen Güney Hind topraklarında XVIII.yy dan önce yaylı çalgının kullanıldığına dair bir iz veya kayıt yoktur.


XVIII:yyda yaşamış olan musiki alimi kemani ve tanburi Hızır Ağa da‘Tevhim el-makamat fi tevlid en nagamat’ adlı musiki edvarında rebabı; X.yy ın musiki alimlerinden Farabi nin icad ettiğini öne sürmüştür. Evet Farabi Horasan ve Irak çalgılarını anlatırken rebaptan bahsetmiştir ancak rebap o tarihte yaylı bir çalgımıydı yoksa değil miydi? Bu konuda kesin bir tespit bugünkü bilgilerimizle mümkün değildir. Çünkü Farabi hiçbir yaylı çalgıdan ya da tarifini verdiği çalgıların yayından bahsetmiyordu. Orta Asya kazılarında çıkan duvar resimlerinin en eskilerinde de yaylı çalgılar yoktur.


Alman müzik bilgini Curt Sachs(1881-1959) bu yoldaki ilk izin VIII.yada IX.yy’a aidiyetini tahmin ediyor. Ancak Evliya Çelebinin Hz.Muhammed in düğününde rebap çalındığı bilgisine dayanırsak yaylı çalgının VI. yy da Arabistan topraklarında kullanıldığını varsayabiliriz. Tarihte ilk yaylı çalgı Uygur Türklerinde görülmektedir. Buda bize yaylı çalgının vatanının Orta Asya olduğunu ve diğer yerlere buradan yayıldığını göstermektedir. Bazı Avrupalı araştırmacılar yaylı çalgının vatanını her ne kadar Bizans'a mal etme çabası göstermişlerse de yaylı çalgının çıkış yeri ve tarih içerisindeki yolculuğu bu teoriyi çürütmektedir.

Yaylı çalgı Uygur Türkleri vasıtasıyla Irak Fars Horasan ve Çin’e kadar yayılmıştır. Orta Asya’dan Anadolu'ya kadar gelen ilk yaylı çalgının Avrupa ya Anadolu’dan geçmiş olabileceği görülmektedir. Hicri I.asrın ortalarında Arapların İran’ı istila etmeleriyle, İslamiyet ve ortaya çıkan kültür sanat sentezi Orta Asya ve çevresine doğru genişlemişti.


Rebabın Anadolu ya gelişi XIII.yy da Hz. Mevlana’nın babası Sultan ül-ulema Şeyh Bahaddin Veled ve müritlerinin Horasanın Belh kentinden Anadolu ya göçleri ile olmuştur.


II.Endülüs Emevileri zamanında Beni Ümeyye(Arap tarihçilerine göre Beni Mervan) Suriye Emeviler soyundan gelerek Cordoba başkent olmak üzere, İberya yarım adasında kurmuş oldukları İslam devletinde VIII.yy dan IX.yy’a kadar hüküm sürmüşlerdir. Arapların İspanyaya taşıdıkları rebap adlı çalgı ise Ortaçağın gözde çalgılarından biri olmuş ve orta Avrupaya kadar yayılmıştır. Bilhassa Troubadour’lar(Güney Fransız saz şairleri) nezdinde o çağlarda çok kullanılmıştır. Avrupa’da ortaçağ da ve erken Ronesans döneminde kullanılan önceleri ’Rubebe’ denilen bu yaylı çalgı IX.yy sonlarında Müslüman kültürüyle Avrupa’ya taşınmıştır. Kuzey Afrika’dan gelen bu Magrip Rebabı Avrupa’da Rebec adlı bir çalgıya dönüşmüştür.


Rebec ve ortaçağ vieli XVI.yydan itibaren yerini violler'e bıraktı. Bugün keman olarak bildiğimiz çalgıya benzer ilk keman 1550 yılında İtalya yarımadasında ortaya çıktı. Türklerin Asya ve Anadolu da yaylı çalgılara müştereken ıklık diye hitap etmeleri geçmişte ıklık bugünse rebap adıyla bildiğimiz çalgıyı diğerlerinden ayırt edebilmeyi kavramsal anlamda güçleştirmektedir.


Türkler XV.yy’dan itibaren kültür dili olarak Farsçayı alınca ıklığa kemençe denilmeğe başlandı. Nitekim Osmanlı minyatürlerinin çoğunda uzun boyunlu Osmanlı kemençesi olarak geçmektedir. Çünkü Farisiler bütün yaylı çalgılara kemençe derdi. Kemanın Osmanlıya gelmesiyle Tanzimat döneminde terk edilmeye başlanan ıklık, Tanzimat aristokratlarınca avam bulunarak rebab diye ismi değiştirildi. Bu tamamen yabancı kelimelere karşı duyulan hayranlıkla lugat parçalama heveskarlığının bir ürünüydü. Oysa Araplarda bütün yaylı çalgılara rebap diyordu. Hatta birde o yıllarda Antepli Mütercim Asım Efendinin;(Rebap, ıklığı ile müteariftir ki, halen ayaklı keman dedikleridir) şeklindeki açıklamasıyla aynı çalgıya atfedilen isim sayısı ıklık, kemençe ve rebab'tan sonra ayaklı kemanla birlikte dörde çıkmıştı. Dolayısıyla bu terminoloji kargaşası Meragi den Rauf Yektaya kadar yapılmış saz tariflerini karmakarışık hale getirmiştir. Bu yüzden Türk çalgı kültüründe dört farklı ismine rağmen aynı çalgı olan bu enstrüman, bilmeyenlere değişik çalgılar olduğu kanaatini vermiştir. Ancak şu bir gerçektir ki zaman içerisinde göstermiş olduğu isim değişikliklerine rağmen dörtyüz yıl Selçuklularda altıyüz yıl da Osmanlılarda toplam on asır boyunca Türk müzik kültürünün tel yaylı çalgısıydı.


XVII.yy da Evliya Çelebi seksen kemençe icracısı olduğunu yazıyor. Bugün Klasik Türk Müziğinde kullanılan armudi formdaki klasik kemençe denilen çalgı XIX.yyda Balkanlardan geldiğine ve ancak bu tarihlerden sonra Vasilaki ile ilk defa Türk fasıl musikisine girdiğine göre Çelebinin bahsettiği kemençeciler muhtemelen ıklıkçıydılar. Günümüzde ise bu çalgının profesyonel anlamda icrası T.C. Kültür ve Turizm Bak. İst. Tarihi Türk Müziği Topluluğunda Mehmet Refik Kaya tarafından yapılmaktadır. Kendisinin dışında çalgıyı kısıtlı olarak kullanan bazı amatör icracılar vardır.

ayirac


  i-4 i-3 i-2 i-1 instagram
canliyayin
b 1
salavatıseba
b-3
b-4
b-5
b-6
b-7
b-2
b-8
b-9
Welcome 200GBP Bonus at Bet365 here.