ayirac

Kalp:


Gönül ve yürekde denilen, et parçasıdır. Ama asıl olan manevi ve nurani olan bir kuvvettir. Tasavvuf yolunda ilerlemeye kalpten başlanır. Kalp madde değildir. Maddesiz, ölçüsüz olan Âlem-i emrdendir. Tasavvuf yolunda kalbi geçtikten sonra, kalbin üstünde olan ruh mertebelerinde ilerlenir. Kalbin mutmainliği selameti, güzelliği, içselleşmesi,derinleşmesi ancak zikr ile mümkün olur. Bu sebeble Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Biliniz ki kalpler zikir ile (Allahü teâlâyı anmakla) rahat bulur. (Ra'd sûresi: 30)Gerçek müminlerin kalpleri Allah ın zikri ile dolu ve berraktırlar. Bilmiş ol ki ilim ehli varlıkları üç kısımdır demişlerdir: Tesir altında kalmayan, müessir olan varlıklar; müessir olmayan ama tesir altında kalan varlıklar ve her şeyde müessir olup, hiçbir tesir altında olmayan varlık. Hiçbir şeyden müteessir olmayan müessir varlık, ancak Hak Subhânehû ve Teâlâ'dır. Kalp, ne zaman cisimler alemini araştırmaya ve müşahede etmeye (seyre) yönelirse, o esnada bir daralma ve çarpıntı ile o cisimler âlemini ele geçirip, onda tasarrufta bulunma konusunda şiddetli bir istek meydana getir. Ama kalp, Hz. Allah'ın azametini araştırmaya ve müşahedeye yöneldiği zaman ise, kalpte samedanî nurlar ve ilahî ışıklar hasıl olur. İşte kalp o zaman sükûna erer. Bundan dolayı Hak Teâlâ ''Haberiniz olsun ki kalpler ancak zikrullah (Allah' anma) ile mutmain olur" buyurmuştur. Kalp, ne zaman bir hâle vâsıl olursa, oradan, ondan daha şerefli bir diğer hale geçmeyi arzular. Çünkü cisimler aleminde bulunan her saadet ve mutluluğun üstünde, lezzet duyulan ve gıpta edilen, bir başka mertebe vardır. Ama kalp ve akıl, marifetullah ve samedanî nurlar ile, mutluluğu isteme noktasına ulaşınca, artık o noktada kalır ve karar bulur. Böylece de oradan başka bir yere geçmeye kendinde güç bulamaz. Çünkü saadet bakımından, bundan mükemmel ve yüce bir derece yoktur. İşte bu manadan ötürü Allah Teâlâ "Haberiniz olsun ki kalpler ancak zikrullah ile mutmain olur" buyurmuştur. Hayat iksirinden, bakır madenine bir damla düşse, o bakır altın haline gelir ve bütün çağlar ve zamanlar boyunca, ateşten hasıl olan erimeye dayanarak bakî kalır. İşte bunun gibi, Allah Teâlâ'nın celal ve azamet iksiri insanın kalbine düştüğü zaman, onu hiçbir değişme ve bozulmayı kabul etmeyen, bakî, saf ve nûrânî bir cevher haline dönüştürmesi haydi haydi evladır. İşte bundan dolayı Hak Teâlâ, "Haberiniz olsun ki kalpler ancak zikrullah ile mutmain olur" buyurmuştur,Nûrlu, temiz kalp, şerîate uymayı sever. Kararmış kalp, kötü arkadaşa, nefse, şeytana, uymayı sever. Kalp sâlih (iyi) olunca, beden de sâlih olur. Hadîs-i şerîf mucibince de bütün bedeni salih ve kıymetli olur. Azaları her daim o kalp sahibine dua ederler. O kalp sahibi artık Allah’ın yeryüzünde kalbine teveccüh ettiği bir kimse olur, böylece başka bir hadiste buyurulan hal zuhuru eder ki bu hal,"Müslüman müslümanın cânına, malına ve ırzına saldırmaz. Allahü teâlâ, bedenlerinizin kuvvetine, güzelliğine bakmaz. Amellerinize de bakmaz. Kalplerinize ve niyetlerinize bakar." hadisidir.

Kalpleri bozuk olanlar, hakkı örtmek, fitne, fesâd çıkarmak için Kur'ân-ı kerîmden yanlış mânâ çıkarır, yanlış yola saparlar. (Âl-i İmrân sûresi: 7)Niyet doğru olmadıkça, hayırlı işlerin, yardımların ve âdete uyarak yapılan ibâdetlerin, yalnız hiç faydası olmaz. Kalbin Allahü teâlâdan başka hiçbir şeye düşkün olmaması da lâzımdır. Kalp, Allahü teâlâdan başkasına tutulmuş ise yıkık ve karanlıktır. Bir işe yaramaz.

ayirac
Mustafa ÖZBAĞ


  i-4 i-3 i-2 i-1 instagram
canliyayin
b 1
salavatıseba
b-3
b-4
b-5
b-6
b-7
b-2
b-8
b-9
Welcome 200GBP Bonus at Bet365 here.