ayirac

Diş Sağlığı, Kaplatma ve Doldurmak

Dişlerimiz, Yüce Allah'ın bizlere sunduğu sonsuz nimetlerinden birisidir. Allah dişlerimizi yiyeceklerimizin parçalanması ve öğütülmesi görevlerinin yanı sıra konuşmada ve görünümde estetik açıdan önemli bir rol oynayacak şekilde yaratmıştır. Örneğin dişlerin eksik olması durumunda bazı sesleri çıkarmada, yiyecekleri ısırmada veya çiğnemede zorluk yaşanması, dişlerin ne denli önemli işlevleri olduğunun açık delilidir.

Ancak dişlerin bu görevlerini tam olarak yapabilmeleri için, bakımlarına büyük özen gösterilmesi gerekmektedir. Üstelik dişlere yapılacak bu bakım, Allah'ın izniyle kişinin pek çok hastalıktan da korunmasına bir vesile olacaktır. Bilimin, teknolojinin, araştırmaların söz sahibi olduğu şu modern çağımızda, araştırmacıların ve bilim adamlarının ifadelerine göre hastalıkların birçoğunun, özellikle romatizmal hastalıkların % 90’nının, Mide ve Kalp hastalıklarının ağzımızla doğrudan ilgili olduğu gerçeğini ortaya koymuşlardır. Bu nedenle tedaviye ağızdan başlanması gerektiğini söylemişlerdir. Diş aralarında kalan yemek kırıntıları ağzımızın sıcak ortamında hızla asite olup kokuşmakta, diş minelerini delerek çürümelere, iltihaplanmalara, diş eti kanama, çekilme ve hastalıklarına sebep olmaktadır. Ağız yoluyla midemize inen bu kokuşmuş salgı sağlığımızı ciddi boyutlarda tehdid etmektedir.

Kullarının dünya ve ahiret mutluluğunu isteyen Hazret-i Allah biricik Habibi’ni Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-’i bizlere örnek olarak göndermiştir. Hazret-i Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-Efendimiz bizlere birçok Hadis-i şerif’lerinde bu konunun önemini hatırlatmış ve bizlere örnek olmuşlardır.

Misvak kullanmak ağzın temiz kalmasına ve Rabbın râzı olmasına sebeptir.” (Nesâî) “Misvak kullanmak hakkındaki tavsiyelerimi sizlere çok tekrarladım.” (Buhari) “Cibril (a.s.) bana her gelişinde misvak kullanmamı emrederdi. Öyle ki dişlerimin zedeleneceğinden endişe ederdim.” (İbn-i Mâce) “Size ne oluyor da dişleriniz sararmış olduğu halde yanıma geliyorsunuz!.. Misvak kullanınız.” (Beyhaki)

İslâm dini beşeri ilişkilere büyük önem verir. Bir tebessümü, güler yüzü sadaka olarak kabul eder. Tasavvur edin ki karşınızda ağzının kokusuyla, sararmış, kararmış dişlerinin görüntüsüyle sizleri rahatsız eden bir yüz var. Bir an önce bu insandan uzaklaşmak istersiniz.

Cuma günü olunca misvak kullanmak, en temiz ve güzel elbiselerini giyinmek, güzel koku sürürmek her müslümanın vazifelerindendir.” (İbn-i Şeybe - Ebu Saîd el Hudri’den)

Görülüyor ki İslâm dini toplum içerisindeki ilişkilerimizin ve görüntümüzün insanları rahatsız edici bir halimizin, tavrımızın olmasını istemiyor.

Ağızlarınız Kur’an yoludur. Onu misvakla temizleyiniz.” (İbn-i Mâce)

Ağzımız; vücudumuzun en önemli organlarından biridir. Hazret-i Allah’ın Kelâmı yüce Kur’an’ı onunla ifade ederiz. Sevdiklerimizle görüşürken duygularımızı onunla ifade ederiz. Onun temizliğini fiziki olarak misvakla temizlediğimiz gibi. Mânen onu Hazret-i Allah’ın sevmediği, râzı olmadığı, hoşlanmadığı çirkin, insanları incitici, argo ve alay ifade eden boş sözlerden şiddetle kaçınmalıyız. Ancak temiz bir ağızla Hakk’ın rızâsına ulaşabiliriz.

İşte ağız sağlığının en önemli yerini diş kaplatma, doldurma veya yeni diş takma gibi konuları kapsar. İslam fıkıhçıları tarih boyunca diş ve ağız bakımına hiç karşı gelmemişler fakat aralarında bazı yöntem farklılıkları olmuştur. Hanefiler genel anlamda dişlerin birbirlerine bağlanmasına, diş dolgusuna, kaplamasına, yeni diş takılmasına müsaade etmişler ve bunu önemsemişlerdir.

Dişlerin birbirlerine bağlanması hakkında; Fetâvâ-yi Hindiyye'de bu konuya temasla deniliyor ki:

«Sallanan bir dişin altın veya gümüşle diğer dişe bağlanmasında bir sakınca yoktur. İmam Muhammed'in görüşü budur. Bir rivayete göre, İmam Ebû Hanîfe'yle bu meselede birleşmişlerdir; Diğer bir ri­vayette ise, İmam Ebû Hânîfe gümüş bağlanmasını tavsiye etmiş­tir. İmam Ebû Yusuf'un hangi imamla görüş birliği halinde olduğu ise kesinlik kazanmamıştır.» (Fetâvâ-yi Hindiyye, C. : 5/336.)

Dişlerin kaplanması içinde ; El-Hâkim, el-Münteka'da şöyle diyor: «Bir adamın dişi sallanır da düşmesinden endişe ederse, isterse altınla, isterse gümüşle onu diğer dişine bağlayabilir veya kaplatabilir, bunda hiçbir sakınca yok­tur. Bu hem İmam Ebû Hanîfe'nin, hem İmam Ebû Yusuf'un görüş ve tesbitidir.» Fetâvâ-yi Hindiyye, C. : 5/336

Hatta İmam Ebû Hanîfe'nin dişi kaplamada altın ve gümüş ün kullana bileneceğine dair fetva verdiği rivayet edilir. Bu konuda Hasan bin Ziya-d' ın Ebû Hanîfe'den yaptığı rivayete göre : İmam’ı Azam bu konuda burunla dişi ayrı mütalaa etmiş, dişin altın veya gümüşle kaplanacağını belirtirken, burnun sadece gümüşten yapı­lıp takılmasını önermiştir. El-Muhit - Radiyüddin Serahsi.

Hatta kaplama maddesinin dişin yüzeyi hükmüne geçeceğine dair ; el-Bedayi'in«Dişi kaplatmakta kullanılan maden di­şe geçirildiğinde kapladığı yerin hükmünü alır. Bunun da İmam Ebû Hanife'nin koymuş olduğu temel kurala uygun olduğu belirtilir.» El-Bedayi' - Kasâni, C, : 5/132.

Düşen veya çekilen bir dişin yerine diş takılması içinde; İbn Âbidin'de bu mesele açıklanarak deniliyor ki:

«İmam Kerhî diyor ki: İmam Ebû Hanîfe düşen bir dişi alıp ye­rine koymayı ve onu altın veya gümüşle bağlamayı mekruh görmüş­tür. Çünkü düşen bir diş ölen bir kimsenin dişi gibidir. Ama bir ko­yunun temiz ve sağlam olan dişini alıp düşen dişinin yerine koymasında bir sakınca yoktur. İmam Ebû Yusuf, bu hususta Ebû Hanîfe'-ye muhalefet ederek, düşen bir dişi alıp yerine oturtmak ve onu altın ya da gümüşle bağlamakta bir sakınca yoktur, demiştir. Sonra Ebû Yusuf'un şöyle dediği tesbit edilmiştir: «Bu meseleyi başka bir mec­liste imam Ebû Hanîfe'ye sorduğumda, bir sakınca olmadığını söy­ledi.»

İmam Muhammed ise, sallanan dişin altın veya gümüşle kapla­tılıp tesbit edilmesine cevaz vermiştir.

Genellikle diş ve burnun altından yapılmasını tecviz edenler ek­seriyettedir. İmam Pezdevî de bilhassa bu hususu açıklığa kavuştur­muştur,» îbn Âbidin, C.: 5/355 – 356.

Bütün bu işlemleri yaptırırken yani ; Diş kaplattırılırken; veya doldururken önceden gusül abdesti almaya gerek yoktur. Diş altınla kaplanabilir. Bunda da bir sakınca yoktur. Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: 4/63-67. Denmiştir.

ayirac

Mustafa ÖZBAĞ

  i-4 i-3 i-2 i-1 instagram
canliyayin
b 1
salavatıseba
b-3
b-4
b-5
b-6
b-7
b-2
b-8
b-9
Welcome 200GBP Bonus at Bet365 here.