ayirac
Karşılıksız Sevgi
 
Sorumluluk karşılık verme yetisi demektir. Bu bir görev demek değildir.Sorumluluk karşılık vermeye hazır olmak demektir. Sevgi bir karşılıktır! Başkası çağırdığında hazırsınızdır. Başkası davet ettiğinde ona katırılırsınız. Davet etmediğinde müdahale etmezsiniz, ihlal etmezsiniz. Başkası şarkı söylediğinde karşılık olarak siz de şarkı söylersiniz. Başkası elini uzattığında karşılık olarak tutarsınız.Sorumluluk karşılık vermeye açık olmak, hazır olmak demektir. Biri sizi çağırıyor ve karşılık vermiyorsunuz, kapalı kalıyorsunuz. Biri sizi sevmek istiyor, fakat yardım etmiyorsunuz, işbirliği yapmıyorsunuz; daha çok engeller çıkartıyorsunuz. Eğer yaptığınız buysa ve sevgililerin çoğunluğu bunu yapmaya devam ediyor başkası çağırınca karşılık vermiyorsanız, o zaman siz çağırdığınızda da o karşılık gelmez.

Çünkü başkası sizi çağırdığı zaman bunun (karşılık vermemenin) egonuzu okşayan bir şey olduğunu görürsünüz. Sonra kendi ustanızı hissedersiniz: kimse sizi itemez ve kimse sizi zaten içine girmediğiniz bir şeye çekemez; siz kimseyi izlemiyorsunuz...

Sevdiğiniz gelir ve mutludur, ve sizinle birlikte derin bir sessizlik yaşamak ister, fakat siz kapalı kalırsınız. Sonra siz çağırdığınız zaman yanıt gelmez. Birbirlerini çağıran kuşları gördünüz mü? Sorumluluk budur.  Bir guguk kuşu öter; sessizlik olur; sonra başka bir guguk kuşu karşılık verir. Sesleriyle, şarkılarıyla yanıt verirler. Birbirinden çok uzak ağaçlarda olabilirler, sonra uçarak yaklaşırlar; karşılık vermişlerdir. Çok geçmeden aynı agaca gelirler, sonra sevgi içinde bir arada otururlar. Başkasının varlığı Hazır ol! diye çağırdığında hazır olun; her şeyinizle karşılık verin.Cimri olmayın sorumluluğun anlamı budur. Fakat size göre sevginin sorumluluğu yoktur. Bu sözcük yıkılmıştır, bozulmuştur, zehirlenmiştir.

Cevap

Sorumluluk karşılık verme yetisi değildir sadece,birçok şeydesorumluluk hissederiz ama bunu sadece karşılık verme olarak nitendirirsek sorumluluk duygusunu tam açıklamamış veya anlamamış oluruz.Sorumluluk düşünce ve duygusunu iki halde anlatmamız uygun olacaktır kanısındayım. Birincisi aklın sorumluluğudur ki belkide yukarıda anlatılan la örtüşebilir yani birisi seslendiğinde ona cevap vermek gibi,seslenene seslenmek, yardım isteyene yardım etmek, elini uzatana elini uzatmak gibi..güzel bir şey, iyi ahlak temiz ahlakın göstergesi,insanlık aleminin en azından müşterek olarak buluşması gerekli olan, kaybedilmiş bir düşünce...
Asıl sorumluluk kalbi olan dır. Duygularımızla oluşan aklımızla değil,bir seziştir o,bana elini uzatmana gerek yok,bak ellerim ellerinde,bana yardım et diye bakmana gerek yok, gözlerim gözlerinin en merkez noktasında sana bakmakta,bu sorumluluk hissinden öte bir histir, sorumluluğu içine alır. Sorumluluk gibi insana biraz sert gelmeyen kalbimizi, ruhumuzu, sırrımızı okşayan bir duygudur,her iki tarafıda sonsuz bir mutluluğa götüren asil bu duygudur,aslında bu halde tarafta kalamaz yani iki taraf gibi görünen aslında tekte buluşmuşlar aralarında öyle bir senfoni oluşmuştur ki o senfoni ebedi devam edecek bir şarkı gibidir artık. Bu duygu ancak karşılıksız sevmekle, yüksek frekansta sevmekle oluşacak bir şeydir. Böyle yüksek sevgiler her insanın ulaşabileceği sevgiler değildir. İnsanlık ne yazık ki böyle sevgileri tanımakta ve tanımlamakta güçlük çekmişlerdir tarih boyunca. Sevmek!!! Karşılık beklemeksizin alabildiğine sevmek. Düşünmeden hesap etmeden gelip gelmeyeceğini, buluşup buluşmayacağına bakmadan sevmek. Belki de sevilen tarafından hiç sevilmeyeceğini bilsen dahi sevmek umarsızca. Yüzüne bakılmayacağını, itilip horlanacağını bile bile göze alıp sevmek... Sevgiliye gel demeye bile yüzüm yok deyip,ebedi sana gelmeyeceğini bilsende sevmek.. İşte böyle bir sevgi ne batılılar tarafından nede uzak doğulular tarafından bilinebilecek anlayabilinecek bir sevgi değildir. Ne yazık ki onların kültürleri buna müsait değildir pek. Ne Aslı ile Kerem'leri ne Ferhat İle Şirin'leri nede Leyla ile Mecnun'ları vardır. Bu sevgileri anlamakta zorluk çekerler, akılları almaz, akılları almadıkları içinde ret ederler. Materyalist düşünür batılılar, uzak doğu kültürü ise
karşılık beklemeyi sever biraz, bir adım gelene bir adım gelirler. Biz ise sevmeyeni dahi sevmeyi, affetmeyeni affetmeyi, gelmeyene gitmeyi öğreniriz daha doğar doğmaz. Hepimizin yüreğinde karşılıksız sevdalar vardır. Biz bu sevdalarımızı severiz, içimizde besler büyütürüz asla onlardan nefret etmeyiz, çocuğumuz gibi sarar sarmalarız, sevgilimizin sevgisini sevmeyi severiz. Güzel bir duygudur bu, anlaşılması zor anlatılması zor ama yaşanıldığında kalbimize ferahlık veren bir duygu.

Sevmek!!!! bu manada karşılık beklemeden sevmek ancak yüksek gönüllülerin işidir, cömertlik buna yetmez, cömertliği de içine alan cuud ehli olmak gereklidir. Cuud ehli olmak ümidiyle... Selam ve dua ile kalın..

ayirac


Mustafa ÖZBAĞ
  i-4 i-3 i-2 i-1 instagram
canliyayin
b 1
salavatıseba
b-3
b-4
b-5
b-6
b-7
b-2
b-8
b-9
2018 sebiarus liste
Welcome 200GBP Bonus at Bet365 here.