ayirac

Hadis No: 1

 

Hz. Sevban radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Size çullanmak üzere, yabancı kavimlerin, tıpkı sofraya çağrışan yiyiciler gibi, birbirlerini çağıracakları zaman yakındır."

Orada bulunanlardan biri: "O gün sayıca azlığımızdan mı?" diye sordu.

"Hayır, buyurdular. Bilakis o gün siz çoksunuz. Lakin sizler bir selin getirip yığdığı çer-çöpler gibi hiçbir ağırlığı olmayan çer-çöpler durumunda olacaksınız. Allah, düşmanlarınızın kalbinden size karşı korku duygusunu çıkaracak ve sizin kalplerinize zaafı atacak!"

"Zaaf da nedir ey Allah'ın Resûlü?" denildi.

"Dünya sevgisi ve ölüm korkusu!" buyurdular."

(Ebu Davud)

Peygamber (SAV) hazretlerinin mucizevi hadislerinden birisidir. Bu hadisi şerifi tarihin değişik zamanlarını ele alması muhtemeldir. Ama bilhassa son ikiyüz yılı anlattığını söyleyebiliriz. İslamı kendine ölçü edinen son imparatorluk çöktüğünden beri ümmet dağılmış, ümmetin dağıldığı toprakların bütün değerleri ne yazıkki emparyalist güçler ve içimizdeki uzantıları tarafından yağmalanmaktadır.

Ne yazıkki müslümanlar hadiste belirtildiği gibi zaafa düşmüş, dünya sevgisi ve ölüm korkusuyla yenilmiştir. Çünkü zikri terk etmişlerdir. Kalp te zikr yoksa muhakkak oraya şeytan yerleşir ve bize dünya sevgisini ve ölüm korkusunu getirir.

Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: " Dünya sevgisi her çeşit hatalı davranışların başıdır. Bir şeye olan sevgin seni kör ve sağır yapar." (Rezin, Beyhakî, Ebû Dâvud) Dünya sevgisi insanı her türlü açık ve gizli hataya sevkeder. Sevgi insanı sevdiğine karşı zayıflatır, güçsüzleştirir, aklı alır. Seven sevdiğinin peşinden gider onu mutlu ve memnun etmek için elinden gelen gayreti gösterir. Bu sebeble sevdiğimiz bizi değiştirip kendine dönüştürecektir. Eğer sevdiğimiz dünya ise biz dünyalaşacak, içimizde Allah sevgisi kalmayacak ve ahirete yolcu olduğumuzu unutmuş olacağız. İşte Resulullah (sav) bizi dünya sevgisinden men etmede "Dünya ile benim misâlim, bir ağacın altında gölgelenip sonra terkedip giden yolcunun misali gibidir."(Tirmizi) diyerek dünyaya vereceğimiz değerin ne kadar olması gerektiğini bize bildirmektedir. Kardeşler dünya bizim için bir zikirhane olmalıdır. Dünya sevgisini kalbimizden çıkarabilmemiz için mutlaka kalbimizde Allah (c.c.) ın zikrini yerleştirmemiz gerekmektedir. Ancak kalbe zikr yerleştiyse o kalbe dünya zarar veremez. Sakın bu dünyayı ebedi yerleşme yeri olarak görmeyiniz. Kim bu dünyaya bel bağlarsa ahireti helak olur. Kimde dünyayı bir tekke gibi algıladı ve devamlı zikr yolunu seçip o yolda yürürse felah bulacaktır. Çünkü Resûlullah (aleyhissalâtü vesselâm): "Dünya mel'undur, içindekiler de mel'undur, ancak zikrullah ve zikrullah'a yardımcı olanlarla âlim veya müteallim hâriç." (Tirmizî, İbnu Mâce) buyurarak ümmetini uyarmıştır. Kuran ise "Dünya hayatı bir oyundan, bir oyalanmadan başka birşey değildir. Ahiret yurdu ise muhakkak Allah'tan korkanlar için daha hayırlıdır. Hala akıllanmayacak mısınız?" (En'am 32) der.

Ölümü istememek dünya sevgisinin galebe gelmesinin bir sonucudur. Mümin dünyayı severse ölmek istemez yani ahirete karşı muhabbeti olmaz. Allah ı sevmiyor demektir ki o yüzden ölüme karşı soğuk ve korkaktır. Ölüm onun için korkulacak korkunç bir şeydir. Çünkü sevdiklerinden ayrılıktır. Dünyanın süslerinden cazibesinden ayrılıktır. Her ayrılık acıdır, kederlidir. Hele sevdiğinden ayrılmak bitmeyen bir acı senfoni gibidir. Kim sevdiğinden ayrılmak isterki! Oysa Allah ı seven ölümle sevdiğine kavuşacaktır. O sebeble Allah ı seveni kavuşturucu dur Ölüm. Bu sebeble Allah resulu(aleyhissalâtu vesselâm) “İnsanların en hayırlısı ölümü en çok hatırlayan ve ölüm için güzellikle hazırlanandır." demiştir.

 
Aslında kim dünyayı terkeder ve ona buğzederse Allah'a kavuşmayı sever, kim de dünyayı tercih edip ona kendini verirse Allah'a kavuşmayı sevmez, çünkü bu kimse, ona ölümde vasıl olur. İşte bu yüzden Allah Resulü (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki:"Kim Allah'a kavuşmayı severse, Allah da ona kavuşmayı sever. Kim Allah'a kavuşmaktan hoşlanmazsa Allah da ona kavuşmaktan hoşlanmaz!"(Buhârî, Müslim, Tirmizî, Nesâî). Salih kimse ölüm akla gelince sevabını gördü mü nefsi ona kavuşma arzusu duyar. Bu onun Allah'a kavuşmayı sevmesi, Allah'ın da ona kavuşmayı sevmesidir. Kötü ve şer kimsenin aklına ise ölüm geldiğinde Allah'ın kendisine hazırladığı azabı görür ve nefsi bundan korkar. İşte bu onun Allah'a kavuşmaktan, Allah'ın da ona kavuşmaktan hoşlanmamasıdır. Ama onun için kaçış yoktur Allah yüce kitabında "De ki -Haberiniz olsun, o kaçıp durduğunuz ölüm, mutlaka gelip size çatacaktır; sonra O, bütün görünmeyeni ve görüneni bilene döndürüleceksiniz de O size neler yaptığınızı haber verecektir." (Cum'a 87) buyurmuştur.

Kardeşler dünya sevgisinden uzak durun, ölümle barışın, bunları yapabilmeniz için Allah ı çok zikredin, Allah ı sevin, Allah ın emirlerini yerine getirip, Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm) ın sünnetlerine sarılın. Selam ve dua ile kalın.

ayirac

 

18.02.2009 Mustafa ÖZBAĞ

  i-4 i-3 i-2 i-1 instagram
canliyayin
b 1
salavatıseba
b-3
b-4
b-5
b-6
b-7
b-2
b-8
b-9
Welcome 200GBP Bonus at Bet365 here.