ayirac
Hadis No: 2

Mikdâm İbnu Ma'dîkerib (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Haberiniz olsun, rahat koltuğunda otururken kendisine benim bir hadisim ulaştığı zaman kişinin: "Bizimle sizin aranızda Allah'ın kitabı vardır. Onda nelere helâl denmişse onları helâl biliriz. Nelere de haram denmişse onları haram addederiz" diyeceği zaman yakındır. Bilin ki, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın haram kıldıkları da tıpkı Allah'ın haram ettikleri gibidir"(Ebu Dâvud,Tirmizî,İbnu Mace). Başka bir rivayettede aynı anlamı taşıyarak şöyle naklolunmuştur. Ebu Rafi'in babasından rivayet olunduğuna göre Peygamber (s.a.v) (şöyle) buyurmuştur:"Sakın sizden birini, emrettiğim ya da nehyettiğim bir husus kendisine ulaşınca koltuğuna yaslanmış bir halde "Benim aklım ermez. Biz Allah'ın Kitabında ne bulursak ona uyarız" derken bulmayayım."(Tirmîzî. İbn Mace,Ebu Davud)

Kıymetli kardeşlerim ne yazıkki dinimizi bozmaya çalışan kafirler ve onların yerli işbirlikçileri bu son zamanlarda Sevgili Peygamberimizin (s.a.v) in sünnetlerine savaş açmışlar ve hadisleri red ederek heva ve heveslerine göre kuranı yorumlamaya heva ve heveslerine göre dinin hükümleri üzerinde oynamaya çalışmaktadırlar. Televizyon televizyon gezmekte inanmış olduğumuz dinin hükümlerini deccaliyete göre yorumlamaktadırlar. Deccal babaları onlara neyi nasıl olarak emrediyorsa onlarda deccal babalarına uyarak bize din olarak deccaliyeti anlatmaktadırlar. Oysaki Tabi olmaktan çekindikleri Yüce peygamber (s.a.v) dini mevzularda konuşurken, kafasından konuşmaz. Rabbisinden aldığı ilhamla konuşurdu.Nitekim Cenab-ı Hak da Kur'an-ı Kerim'inde "O (Peygamber) kafasından konuşmaz. O'na inen Kur'an veya onun söylediği sözler kendisine vahyedilen vahiyden başka bir şey değildir."(Necm 3-4) buyurmuştur.

Yeryüzüne inmiş olan bütün semavi dinleri ifsat etmiş olan deccal beyinliler ne yazıkki bütün dünyada her türlü baskıya,saldırıya rağmen dimdik ayakta kalan islamı kendilerine hedef seçmişler var güçleriyle islam ve islama inananlarla savaşmaktadırlar. Bu hain savaşı verirlerken bizdenmiş gibi görünmekteler, içimizde bizim dilimizi kullanmaktadırlar. Sinsice Muhammed Mustafa (s.a.v) ölçülerine karşı bir saldırı yapmaktadırlar. Hadis şeriflerin üzerinde sahteydi zayıftı tartışması çıkarırak insanların hadislere karşı inançlarını zedelemektedirler. Hiçbir bilgisi olmayan bir kimse dahi artık hadislerin zayıflığı veya sahte olup olmadını tartışır hale getirmişlerdir.

Birde kendi akıllarınca hadislerin kurana uyup uymadıklarına bakmaktalar ve kendilerince deliller uydurmaktadırlar. Ne kadar kur'ana uyuyorlarsa. Hattâbi (r.a.)'nin de ifade ettiği gibi bazıları: "Size bir hadis geldiği zaman onu Kur'an-ı Kerimle karşılaştırınız. Eğer Kur'an-ı Kerim'e uyarsa onu alınız. Eğer uymazsa bırakınız" mealinde bir hadis rivayet etmişlerse de bu hadisin aslı yoktur. Hatta Zekeriyya İbn Yahya es Sâcî, Yahya İbn Mam'in sözü geçen hadis hakkında "Onu zındıklar uydurdular" dediğini rivayet etmiştir. Hattabi (r.a.)'nin beyanına göre o hadisi, Şam'lılar, Yezid b. Rabia'dan rivayet etmişlerdir. Yezid b. Rabia'nın kimliği meçhuldür. Ayrıca Ye-zid'in bu hadisi Ebu'l-Eş'as'dan, Ebu'l-Eş'as'ın da Sevban'dan aldığı söylenir. Halbuki Yezid'in Ebu'l-Eş'as'dan hadis rivayet ettiği sabit olmadığı gibi Ebu'l - Eş'as'ın da Sevban'dan hadis rivayet ettiği sabit değildir.(Hattabi Meâlimu's-Sünen) Hz.Mekhûl bu hususu şu sözleriyle dile getirmiştir: "Kur'ân'ın sünnete olan ihtiyacı sünnetin Kur'ân'a olan ihtiyacından fazladır." Mesela Sünnetin getirdiği ve Kur'an-ı Kerim'de bulunmayan hükümler var bunları red mi edecekler, tabiki red edecekler, nasıl yazar geçinen birisi kendi nikahlı hanımının başka kocadan olma kızıyla evlendiyse ve bunu normal karşılamışlarsa, onlar için ahlaki ise bunları da çok rahat red ederlerdir. Sünnetin koyduğu ve kur'anda bulunmayan bazı hükümleri sıralayalım:

1. Kadını halası veya teyzesi üstüne nikahlamanın haram olması.

2. Soy akrabalığından haram olanlar derecesinde, süt akrabalığından da nikahın haram olması.

3. Alış-verişte şart koşma muhayyerliği

4. Şuf'â kaideleri ve müessesesi.

5. Seferde olmadan rehin.

6. Büyük annenin varis olması.

7. Hayız görenin oruç tutmaması ve namaz kılmaması.

8. Ramazanda oruçlu iken münasebette bulunana keffaret gerekmesi.

9. Vitir namazının vacib olması.

10. Oğuldan olan kız turunun - ölenin kızıyla- altıda bir hisse alması.

11. En aşağı mehrin on dirhem olması.

12. Oğul katili babanın kısas edilmemesi.

13. Mecusilerden de cizye vergisinin alınması.

Kardeşler yolumuz Kur'an ve Sünnettir. Asla bir karış dahi bile bile ayrılmak yoktur. Hiç kimse kalmasa bile Peygamber efendimiz (s.a.v) in sünnetlerine sımsıkı sarılıp ihya etmeye gayret edeceğiz. Unutmayınki Allah (cc) Kur'anı Kerim'inde "Bir de peygamber size her ne emir verirse onu tutun, yasakladığından da sakının ve Allah'tan korkun; çünkü Allah, cezalandırması çetin olandır." (Haşr 7) buyurmuştur.

Selam ve dua ile kalın.

ayirac


04.03.2009 Mustafa ÖZBAĞ
  i-4 i-3 i-2 i-1 instagram
canliyayin
b 1
salavatıseba
b-3
b-4
b-5
b-6
b-7
b-2
b-8
b-9
2018 sebiarus liste
Welcome 200GBP Bonus at Bet365 here.