ayirac

Evet”in Haklı Sebepleri

12 Eylül’de referandum var. Her vatandaş sandığa gidip oyunu kullanacak ve kullanmalı. Bu partilerin seçimi değil. Bazıları “EVET”, bazıları da “hayır” oyu kullanacaklar. Bende neden “EVET” demem gerektiğini biraz irdeledim. Muhakkak kendimce “EVET” demekle kalınmaması ve bu uğurda çalışılması gerektiğine inandım. Tabii olarak 28 şubat sürecinde asıl canımı yakan sebeplerle alakalı değişikliklerden bahsetmek istiyorum. Başta pek tabi fişlenmemiz. Önüne gelen beni ve arkadaşlarımızı fişledi. Nereye gitsek fişlendiğimizi biliyorduk. Tabi benim için yeni değildi bu asıl fişlenmemiz 12 eylül 1980 darbesinin öncesiydi.

İlk fişlenmem tire endüstri meslek lisesine gittiğim yıllardı, sonra Bayındır Ülkücü gençlik derneğindeki görevimden dolayıydı, ne yazık ki fişlenmemiz bitmedi, tabi fişlenmekle kalmıyorsunuz, emniyet yetkilileri ve bazı birimler tarafından horlanmak, alıkonmak, sabahlara kadar gayrı resmi sorgulanmak gibi hukuksuzlukla karşılaşmak işin ayrı tarafı. Her neyse bu konularda anlatılacak çok şey var ama devlet bizim devletimiz, içindeki bazı yaramaz insanların hukuksuzluğunu devlete yüklemeyeyim.

Artık “FİŞLEMEYE KARŞI KORUMA” var. Pakette yer alan önemli değişikliklerden birisi kişisel verilerin korunması hakkındaki düzenleme. Fişleme eleştirileri alan daha önceki yasal düzenleme, anayasal temele oturtuluyor. Anayasa’nın, “Özel Hayatın Gizliliği” başlıklı 20’inci maddesinde değişiklik öngörülerek kişisel verilerin saklanmasında ve kullanılmasında bireylere anayasal güvence sağlanıyor. Yeni düzenlemeye göre, kişilerin ırk, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep veya diğer inançları, dernek, vakıf ve sendika üyeliği, sağlık ve özel yaşamları ve her türlü mahkumiyetleri ile ilgili kişisel veriler işlenmesi yasaklanacak. Bu tür kişisel bilgiler üçüncü kişilere verilemeyecek, açıklanamayacak.

Bir önemli değişiklikte SEYAHAT HÜRRİYETİ : “Seyahat Hürriyeti” başlıklı 23’üncü maddede yapılan değişiklikle yurt dışı yasağını sadece hakim kararına bağlı olarak sınırlandırabilmesi hükme bağlanıyor. Ne yazık ki 28 şubat darbesinde bir şey yapamayan derin güçler Vergi dairelerini kullanarak üzerimize geldiler, haksız ve yersiz o kadar çok vergi cezası kestiler ki şimdi birer birer davaları kazanıyorum ama ne çare davaları kazansam da bir yazı ile vergi daireleri yurt dışı çıkış yasağı koyuveriyorlardı. Artık bitiyor. Ancak Mahkeme kararı ile yapabilecekler. Birileri herhangi bir vergi dairesi müdürüne telefon açıp “ bu adamın yurtdışı çıkışını yasaklayın” deyip talimatla bu işleri yapamayacaklar. Tabi bunları yaşayan bilir.

E şimdi de götürsünler bakalım sorgulamak için, artık ASKERE SİVİL YARGI yolu açıldı. : Anayasanın “Askeri Yargı” başlıklı 145’inci maddesinde değişiklik yapılarak Askeri yargının görev alanı yeniden belirleniyor. Askeri mahkemeler, asker kişiler tarafından işlenen askeri suçlar ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevli olacak. Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve işleyişe karşı suçlara ait davalar her durumda adliye mahkemelerinde görülecek. Siviller, savaş hali dışında askeri mahkemelerde yargılanamayacak.

Kaldı ki birde DARBECİLERE YARGI YOLU açıldı. Anayasanın, 12 Eylül dönemindeki Milli Güvenlik Konseyi üyeleri ile bu dönemde kurulan hükumetler ve Danışma Meclisi’nde görev alanların yargılanmasını önleyen, geçici 15’inci maddesi yürürlükten kaldırılıyor. İnşallah sıra 28 şubatçılara da gelecek. Şu 12 Eylül 1980 darbesinde yaşananların inşallah bir hesabı sorulur. Memleketin gencecik evlatlarının nelere kurban gittiğini bu memleketin insanları öğrenir inşallah.

Tabi kıyametin kopma sebebi ANAYASA MAHKEMESİ ve HSYK seçimleri. Anayasa Mahkemesinin kuruluşunu düzenleyen 146’ıncı maddesinde değişiklik yapıldı. Halen 11 asıl 4 yedek üyeli olan mahkeme, 17 asıl üyeden oluşacak. Mevcut yedek üyeler de doğrudan asıl üye olacak. Üye seçimi TBMM ve Cumhurbaşkanı tarafından yapılacak. Üyeler, 12 yıl için seçilecek. AYM’nin çalışma ve yargılama usulünü düzenleyen 149’uncu maddesinde değişiklik yapılıyor. Bireysel başvuru hakkı da tanınan mahkeme iki bölüm ve Genel Kurul halinde çalışacak.

HSYK’nın yapısını düzenleyen 159’uncu maddesinde yapılan değişiklikle, halen 7 olan HSYK’nın üye sayısı 22’e, 5 olan yedek üye sayısı ise 12’e çıkarılıyor. HSYK, 3 daire halinde çalışacak. HSYK’nın Başkanı, Adalet Bakanı olmaya devam edecek. Kurulun “meslekten çıkarma” cezasına ilişkin kararlarına itiraz yolu getirilecek. Diğer kararlara itiraz yolu kapalı. Anayasa’nın “Hakimler ve Savcıların Denetimi” başlıklı 144’üncü maddesi de yeniden düzenleniyor. Bu seçimlerden dolayı da kıyametler kopuyor. Hani siz demokrattınız ya bağıranlar herkes seçimle gelecek işte ne bağırıyorsunuz ki. Bakın bu sene ordudan kimse atılmadı demekki irtica bitti, e bu güne kadar atılanların hakkı ne olacak onları atanlar mahşerin vijdanında nasıl hesap verecekler. Şimdi yargı yolu açıldı derebeylik bitti

YAŞ KARARLARINA YARGI yolu açıldı. Anayasanın, “Yargı Yolu” başlıklı 125’inci maddesinde değişiklik yapılarak Yüksek Askeri Şuranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç, her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açılıyor. Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olacak, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacak. “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” i indirip “kayıtsız şartsız anayasa mahkemesinin dir” asmışlardı epeydir meclise. Artık “YERİNDELİK DENETİMİ ASLA YAPILAMAYACAK” : Anayasa değişiklik paketi taslağında, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi’nin, yürütme ve yasama organının yaptığı düzenlemeleri tartışmalı bir şekilde iptal etmesi sonrası yaşanan “yargı vesayeti” tartışmalarına son verecek düzenleme de yer aldı. Pakette, Anayasa’nın 125’inci maddesinde yapılan değişiklik önerisiyle, yargı yetkisinin idari eylem ve işlemlerin hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı vurgusu yapıldı. Anayasa Mahkemesi’nin çok tartışmalı 367 kararı, yapılacak düzenlemelerin Anayasa’nın başlangıç ilkeleri ve değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddeler yönünden de denetime tabi tutacağı yönünde aldığı kararlar, kamuoyunda tartışma yaratmıştı. Diğer değişikliklerden de aşağıda biraz bahsedelim.

POZİTİF AYRIMCILIK : Kadınlar lehine yapılacak düzenlemeler bundan böyle eşitlik ilkesine aykırı olarak değerlendirilemeyecek. Engelliler başta olmak üzere “özel surette korunması gereken kesimler” için yapılacak her türlü değişiklik de bu kapsamda yer alacak.

AİLENİN  KORUNMASI “Ailenin Korunması” başlıklı 41’inci maddesinde ön gürelen değişiklikle çocukların korunmasında devletin yükümlülüğü artırılıyor.

EŞİTLİK İLKESİ Anayasanın “Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10’uncu maddesinin 2’inci fıkrasına, “Bu maksatla alınacak tedbirler, eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. Çocuklar, yaşlılar ve özürlüler ile harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz” ibaresi ekleniyor.

OMBUDSMANLIK GELİYOR :Anayasa’nın “Dilekçe Hakkı” başlıklı 74. maddesinde değişiklik yapılıyor. “Kamu denetçiliği” (ombudsman) oluşturuluyor.

MECLİS BAŞKANI VE KOMUTANLARA YÜCE DİVAN YOLU : Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen 148. maddesinde değişiklik yapılarak, kişisel başvuru hakkı tanınıyor. Meclis Başkanı, Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanları ile Jandarma Genel Komutanı da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanacak. Yüce Divan kararlarına karşı yeniden inceleme başvurusu yapılabilecek. Genel Kurulun yeniden inceleme sonucu verdiği kararlar kesin olacak. Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki Anayasal hak ve özgürlüklerden birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla ve kanun yollarının tüketilmiş olması şartıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilecek. Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamayacak.

MEMURA YENİ HAKLAR : Memurların disiplin kovuşturması konusunda hükümler getiren 129’uncu maddesinde değişiklik yapılarak, uyarma ve kınama cezaları da yargı denetimine açılıyor.

Bütün bu sebeplerden dolayı “EVET” demem gerektiğine inandım ve 12 Eylül Referandumuna “EVET” diyeceğim.

ayirac

 

Mustafa ÖZBAĞ 19/08/2010


  i-4 i-3 i-2 i-1 instagram
canliyayin
b 1
salavatıseba
b-3
b-4
b-5
b-6
b-7
b-2
b-8
b-9
2018 sebiarus liste
Welcome 200GBP Bonus at Bet365 here.