SEVMEK

"Uzaklaşma ondan gelmemiş de, karşısındakinden gelmişse, bu defa "*nefret"*e döner "*beğeni";* ondan intikam alma duygusu gelişir içinde ve vicdanla intikam dalgaları arasında bir o yana bir bu yana sürüklenir durur terkedilmişliğin, uzaklaşmanın, lâyık olmadığını yaşamanın sanısı içinde!.."

İntikam ve nefretle seviyorum dediği kimseyi "terbiyesiz-insanımsı" görmeğe başlar, bu ise sevgisinin beğeniden öteye geçmediğini gösterir.

Aslında her sevgi beğeni ile başlar ama insanlar "sevmek" duygusundan çok "sevilmek" duygusuna daha fazla yatırım yaparlar. Sevilmekle gururları okşanır, kendilerince kendilerini değerli bulurlar. Aslında kendi kendini aldatma formülüdür bu, kısır döngüdür, beğenirken dahi beğenilmeyi arzular. "Ben seni beğeniyorum" derken kendisinin beğenilmesini ister. Eğer siz onu "beğenmiyorum" diyerek cevaplandırırsanız, sizden nefret eder. Size ağza alınmayacak hakaretler eder, kendi kendini tamamlayamamıştır o, sizi terk eder gider ait olduğu yere. Ait olduğu yer ise heva ve heveslerin iktidar olduğu, arzuların kol gezdiği, beğenilerle süslü dünyaya. Orda herkes birbirine, birbirlerinin ne kadar güzel olduklarını, birbirlerinin ne kadar akıllı olduklarını, birbirlerinin ne kadar çekici olduklarını söyleyerek kendilerini aldatmaya devam edeceklerdir. Birisi oraya gelirde öyle olmadıklarını söylediklerinde veya onlara "beğeniyorum" demediğinde işte kaos orda başlayacaktır.

Aslında burda iki şık var. Ya sizde herkesin bir gözünün kör olduğu yerde sizde bir gözünüzü kör takliti yapıp siyah bantla kapatacaksınız, Ya da sizin normal olduğunuzu görüp bu normal değil deyip bu insanlar sizin sağlam gözünüzü kör edecekler. Şu anda insanların yaptıkları bu. Normal bir kimseyi normal görmeyip onun gözünü kör ediyorlar. Bundan kurtulmanın yolu bir gözününüzü siyah bir bantla kapatmak. Yoksa gözünüzün kör edilmesine karışmamak.

Oysa "beğenmek" ten muhabbete geçiş sağlanmış olsa, uzaklaşmadan nefret doğmaz, muhabbet uzaklaşmayı yakınlaştırır. Muhabbet duyduğumuza empati kurarız, onu anlamaya çalışırız, onu dinlemeye çalışırız. Muhabbet ten "sevgi" haline geçince ise iş dahada değişecektir. Bu sefer sevdiğimizi memnun ve mutlu etmek isteyeceğiz, onu razı etmeye çalışacağız, buda tabiki fedekarlık, kendinden geçme, o nu düşünme, onun için yaşama felsefesi görülecek ki, bu gün insanlığın terkettiği unuttuğu yapmak istemediği bir hal. Oysa kalbi bir sevgi ile sevmiş olsak, sevdiğimiz kendiliğinden bizi sevecektir. Bu bizim onun sevgisini istediğimizden değil ama "sevgi" dediğimiz oluşumun fıtratı bu. Bu yüzden Allah resülü bir hadisi kutside "Bir kul Allah'ı severse, Allah'ın o kulu sevmesi vaciptir." buyurmuş. Allah kendisine duyulan bu kalbi sevginin karşılığı olarak kendisinin sevgisini o na bahşetmeyi kendi üzerine vacip kılmış. Allah ise bir kulu severse gören gözü,duyan kulağı, tutan eli, yürüyen ayağı olur. Onunla görür, onunla,duyar, onunla yürür, onunla tutar. Hatta Allah onu Cebraile sevdirir derki ben onu seviyorum sende sev, Cebrail gök halkına nida eder Allah sevdi bende sevdim sizde sevin der. Gök halkıda mümin kulların kalblerine ilham ederler Allah sevdi, cebrail sevdi, bizlerde sevdik sizde sevin der. Böyle bir sevgi yumağı nerde görülürki. Ama "sevmek" yüce gönüllülerin işidir. Yüce gönüllü olmak için önce insani ahlakla ahlaklanmak gerekir. İnsani ahlak ise Kur'an ahlakı, Kur'an ahlakıda Muhammed Mustafa (sav) in ahlakıdır. O yüzden Allah " deki eğer Allah ı seviyorsanız bana uyun" buyurmuştur. Uyulacak kimse Muhammed Mustafa (sav) dir.

Eğer bir kimseyi kalbi noktada seviyorsak, sevgimizden pişmanlık duymamamız gerekir. Eğer bir pişmanlığımız varsa bizim o nu gerçek manada yani kalbi manada sevmediğimz çıkar. Dönüp sevdiğimizden intikam alıyorsak bu bizim sevmediğimİzdendir. Seven sevdiğinden intikam alırmı?Kalbi noktada seven bir gün gelir sevdiğinden nefret edermi ? Şu an insanların yaşadıkları bu ne yazık ki. İnsanlar bu hallerini sevgi zannediyorlar. "Seviyorum" dediğimiz bizim olursa çok güzel, çok iyi mükemmel, ama "seviyorum" dediğimiz bizim olmazsa hele bizi sevmediğini iddia ederse yandı keten helva, biz ona dünyayı dar ediyoruz. Ben seviyorsam nasıl beni sevmez veya nasıl benim olmaz, benim dediğimi yapmaz diyerek sevgimizi bir baskı aracı olarak kullanıyoruz. Buda kalbi sevgi değil ne yazıkki.

Bütün insanlığın kalbi sevgide buluşması ümidi ile.

Mustafa Özbağ     12/03/2009


  i-4 i-3 i-2 i-1 instagram
canliyayin
b 1
salavatıseba
b-3
b-4
b-5
b-6
b-7
b-2
b-8
b-9
Welcome 200GBP Bonus at Bet365 here.